Biz üç kişiydik.. Bu yola üç kişi çıktık ancak iş yerine üçümüz birden kabul edilemeyince, travel kısmında buluşmak üzere ayrılmak durumunda kaldık ve bu...
Ayşenur Çolakoğlu
10 Şubat 2026
Biz üç kişiydik.. Bu yola üç kişi çıktık ancak iş yerine üçümüz birden kabul edilemeyince, travel kısmında buluşmak üzere ayrılmak durumunda kaldık ve bu maceraya tek olarak atıldım. Hayatımın dönüm noktalarından biriydi, üniversiteden mezun olmuştum (ve bu programa katılmayı kabul ederek mezuniyetimi + diploma törenimi kaçırmayı kabul etmiştim), yıllardır beraber yaşadığım ev arkadaşımdan ayrılıyordum evimizi dağıtıyorduk, yüksek lisans başvurularını kaçırıyordum… Bu liste uzar gider. Yaptığım tek bir seçim yıllarımı etkileyecekti ama yine de bu programa katılmak için son şansım buydu ve ben bu şansı kullandım. Son senemde gittiğim için hiç pişman değilim aksine çok daha mutluyum, çünkü daha önceki senelerde gitseydim her sene gitmek için ailemin başının etini yerdim.
Bu benim ilk yurtdışı deneyimimdi ve yalnızdım. Aksilikler daha havaalanında başladı benim için. Havaalanında check-ine gittiğimde uçağımın iptal olduğunu, bütün aktarma yer ve saatlerimin değiştiğini, bu nedenle varış saatimin de değiştiğini öğrendim. Benim gibi panik bir insanın bu haberle nasıl bayılmadığına hala şaşırıyorum. İşverenim beni havaalanından alacağı için ona değişiklikleri haber verdim ve heyecandan ellerim titreyerek bindim uçağa. Yaklaşık bir günlük bir yolculuğun ardından Kansas City’deydim. En büyük korkularımdan biri havaalanında unutulmaktı ama olmadı, sağ alim kalacağım hotele yerleştirdiler. Sersemlemiş bir halde odamın duvarlarına bakarken, ‘yapamayacağım galiba, çok sıkılacağım’ diye düşündüğümü hatırlıyorum. Hayatımda hiç bu kadar yanılmamıştım. Daha düşüncelerimi toparlayamadan İspanyol oda arkadaşım içeri girdi ve onunla tanışmamızın ardından her şey çorap söküğü gibi geliverdi.
Şanslıydım çünkü bulunduğum yerde bu program ile çalışan çok fazla insan vardı. Birçok kültürden arkadaşım oldu, daha doğrusu dünyanın çok farklı köşelerinde gidebileceğim bir sürü evim oldu. Şimdi bile düşününce/anlatınca sanki bir filmi anlatır gibiyim. Sanki bunları yaşayan ben değilmişim gibi. Sanki 3 İspanyol, 3 Çek, 1 Slovak ve 3 Türk beraber araba kiralayıp Kansas’tan St. Louis ve Chicago’ya gidip muazzam bir hafta geçirmemişiz gibi… Chicago’da Shameless’ın evini ararken gözü dönmüş bir köpek tarafından kovalanıp, metroya kendimizi zor atıp son anda kurtulmamışım gibi.. Yine Chicago’da Michigan Gölü’nün buz gibi suyunun kıyısında, kumsalda oturup bu şehre nasıl veda edeceğimi düşünürken, İspanyol arkadaşlarımdan biri beni o çivi gibi suya sürükleyerek atmamış gibi… Çek arkadaşlarımın Türkçedeki en ağır hakareti öğrenmek istemesi üzerine Türkler olarak hangi hakaretin daha ağır olduğu konusunda tartışmamışız gibi…Sanki annemle telefonda konuşurken İspanyol arkadaşlarım arkadan “evet, tamam, aynen aynen, seni seviyorum” gibi Türkçe sözcükler bağırmamış gibi… Yanılmıyorsam 7 milletten oluşan topluluğun yaptığı futbol maçında, Türklerin Ukraynalılara “hadi be oğlum sür şu topu” diye bağırdığını duyup kahkahalara boğulmamışım gibi… Tayvanlı arkadaşımın işteki son gününde müşterilerin gözü önünde salya sümük ağlamamışım gibi… ya da son iş günümde çok sevdiğim Amerikalı leadimle vedalaştıktan sonra, 3 aydır her gün geldiğim o yere arkamı dönüp gitmek yaptığım en zor şeylerden biri değilmiş gibi… Deli gibi yorgun olmamıza rağmen, sabah 6da kalkıp Miami’de güneşin doğuşunu izlediğimiz o muazzam sabahta minik dalgaların sakin seslerini dinlerken hayatın bazen ne kadar güzel olduğunu düşünmemişim gibi… Universal Studios’da çocuklardan fazla eğlenmemişim gibi… EmpireState’in 86. Katında dakikalarca şehri dinlememişim gibi… Brooklyn Köprüsü’nde bisikletliler tarafından ezilmekten son anda kurtulmamışım gibi… Washington’da gizli bir umutla parmaklıklar ardından ufacıkta olsa evin içini görmeye çalışmamışım gibi…Niagara Şelalesi’nin buz gibi suyuyla iliklerime kadar ıslanmamışım gibi…Sanki bunları yaşayan ben değilmişim gibi.
Sanmayın ki hiç aksilik yaşamadım, her şey tozpembeydi. Yaşadığım bütün aksiliklere, tatsızlıklara rağmen hayatımın en mükemmel yazıydı. Bütün o aksilikler ve onlarla başa çıkabilmek kendime inanmamı sağladı. Ben de sizin yerinizdeydim, ben de bu yola çıkmadan önce internette deli gibi araştırma yapıp, karşılaşabileceğim aksilikleri düşünerek karnıma saplanan ağrıları dindirmeye çalışıyordum. Şimdi o ağrıların hepsi gitti, hepsinin üstesinden geldim. Sen de gelebilirsin, sen de yapabilirsin. Hatta bana sorarsan yapmalısında! Git, gez, gör, gül, eğlen!
Aklınızdaki tüm soru ve endişeler için hiç çekinmeden mail atabilirsiniz. Yardımcı olmaktan mutlululuk duyarım
Kansas City, MO (2016)
Ayşenur Çolakoğlu
Yıldız Teknik Üniversitesi
Yazar
Yıldız Teknik Üniversitesi | Kansas City, MO | 2016
Haftalık bültenimize abone ol, en güncel fırsatlardan haberdar ol.
Uzman danışmanlarımız size en uygun programı bulmak için hazır. Ücretsiz danışmanlık için hemen iletişime geçin.