Bu Yaz Gidenler Ne dedi? 2009
Yeni Dönen Öğrencilerimizin Armada Grandee ile WAT 2009 Değerlendirmesi
Amerika’ya gitmek birçok kişinin olduğu gibi benim için de bir hayaldi. Fakat benim için şimdi unutulmaz bir hatıra. Giden birçok arkadaşımızın da söylediği gibi bu duygu gerçekten anlatılmaz yaşanır. Bu hayalimi gerçekleştirmem de bana yardımcı olan Armada Grandee’ye çok teşekkür ediyorum.
Kerim Aydın, Erciyes Üniversitesi, kerimaydin58@msn.com
Bir maceraydı bu atıldığım. Korkusuzca ve bir o kadar da heyecan dolu. Şimdiye kadar hiç alışkın olmadığım bir ortam, bin bir çeşit insan hepsi bir ‘Amerika’ içinde. Tüm bu olaylar Amerika sınırları içinde akıp giderken ben büyüdüğümü fark ettim. Kendi ayaklarım üzerinde durabildiğimi görmek, her türlü olumsuz olayda metanetimi koruyarak sorunların üstesinden kendi kendime gelebilmek, hiç tanımadığım insanları tanımaya çalışmak, kendi paramı kendim kazanıp gönül rahatlığıyla harcamak, yeni yerler görüp, gezip ufkumu genişletmek, her çeşit insanla her çeşit konu hakkında fikir alışverişi yapabilmek, uzun lafın kısası Amerika’yı yaşayarak öğrenmek duyguların en güzeliydi. Ve her hikayenin olduğu gibi bu Amerika hikayesinin de bir baş kahramanı vardı ve o da Armada Grandee’ydi. Bana üç ayda yaşayabileceğim en fazla güzelliği yaşatan, sıcaklıklarıyla ve her an yanı başımda olduklarını hissettiren Armada Grandee ekibi, iyi ki varsınız. Benim hikayemin baş rol oyuncuları sizlersiniz. Teşekkürler..Aslınur Dursun, İstanbul Kültür Üniversitesi, aslinurdursun@hotmail.com
Amerika benim için sadece bir hayaldi ve Work and Travel programı benim için bulunmaz bir fırsattı. Vizemi aldığım gün bile inanmıyordum ta ki New York’a ayak basana kadar. Ama aksilik ayak basar basmaz başladı ve bavulum Hollanda’da kaldı.Bu fazla sorun olmadı, uçak şirketini bulup hallettim… Ve Amerika’daydım. Her şey farklı ve sen bu farklılığın içindesin.Çok güzel bir duygu.Hollywood filmlerindeki Manhattan,New York gözümün önündeydi. Kendimi filmlerin içinde hissetim. Çok stresli ve çok heyecanlıydım çünkü Amerika’daydım. Yeni insanlar ve her ülkeden insanları gördüm bazılarıyla arkadaş oldum. Bunun yanında onların kültürlerini azda olsa gördüm ve tanıdım. Kendi paramı kazanıp rahatça harcamak hiç bu kadar güzel olmamıştı. Work&Travel programının bana kattığı en büyük şey İngilizcemi birazda olsa geliştirmek oldu. Bunun yanında çok değişik şirketlerden insanların orda mağdur olduğunu gördüm, bu çok kötüydü. Şirket seçimi kesinlikle en önemli şey…Bana sıkıntı çektirmeyen şirketime çok teşekkür ederim.Hiç olmasa bana söylenenlerin hepsi oldu…Mazlum Dinler, Afyon Kocatepe Üniversitesi
Ben Berkay Atılım Üniversitesi Mütercim-Tercümanlık bölümü 2009 mezunuyum. Geçen kış öğrencilik bitmeden yapmam gerekenleri gözden geçirirken Work&Travel programı dikkatimi çekti. İlk başta Amerika’ya gidip bütün yaz çalışmak ve tüm bunları tek başıma yapacak olmam beni korkuttu. Bu yüzden güvenilir bir aracı şirket bulmam şarttı. Bu şirket hem Türkiye’deki başvurularımda bana yardımcı olacak ve beni yönlendirecek, hem de Amerika’ya gittiğimde karşılaşabileceğim sorunlar hakkında ön bilgi verebilecek ve gerektiğinde bu sorunları çözebilecek deneyime sahip olmalıydı. Arkadaşlarımın tavsiyelerini dinleyip Armada Grandee şirketine gittim. Amacım eğlence parkında çalışmak ve bu parkın büyük şehirlere yakın olmasıydı. Bana Cleveland’daki Cedar Point Amusement parkını anlattılar ve hiç durmadan imzamı attım, İşimi seçtim ve sorunsuz bir vize başvurusu geçirdikten sonra artık Amerika kapıları sonuna kadar açılmıştı:) İşim Ride Host’tu. Yani insanları trenlere bindirmek, emniyet kemerlerini takmak ve ”Clear” demek. İnsanlarla birebir ilişkide olduğum için çok keyifli bir işti. Her gün yeni birileriyle tanışma fırsatım oldu bu durum İngilizceme de yansıdı doğal olarak, daha akıcı konuşmaya başladım. İnsanların sizin gelmenizi beklemesi ve sizi büyük bir sevinçle karşılaması çok keyifli bir duygu. Amerika’nın bana verdiği en güzel hediyelerden biri de, çok güzel bir Amerikalı kız ile nişanlanmam oldu. Şuan ona Türkçe dersi veriyorum:) Cleveland’da biriktirdiğim para ile New York’a gittim ve bir hafta geçirdim. Gerçi o bir hafta bana yetmese de çok güzeldi! Görülecek ve gezilecek gerçekten çok fazla yer var. İnternetten “Newyork Pass” diye bir bilet aldık ve bu bilet bize New York’da 50 farklı yeri 1 haftada görmemizi sağladı. En güzelleri de sabah kahvaltısını Manhattan’daki Türk restaurantında yapmak, gündüz helikopter turuyla özgürlük anıtı çevresinde dolaşmak, gece Times Square’de dolaşmak, gün batımında New York’u romantik bir yemek eşliğinde feribottan izlemek gerçekten yaşanılması gereken deneyimler bence. Sonuç olarak yaz boyunca kendi paramı kazandım, kazandığım parayla gezdim, ihtiyaçlarımı karşıladım, alışveriş yaptım ayrıca bir kültür tanımış oldum ve keşke daha önce gitseydim dedim. Bu deneyimi herkese şiddetle tavsiye ediyorum! Teşekkürler ARMADA GRANDEE.Berkay Sargın, Atılım Üniversitesi, CUNDA_ISLAND@HOTMAIL.COM
Selam arkadaşlar.Şu an ne yazacağıma karar veremiyorum o kadar macera yaşadım ki anlatmaya kalksam sayfalar yetmez;) Halen de inanamıyorum Amerika’ya gittiğime. Hayatımda yaşayamayacağım maceralar yaşadım. Çalıştım, para kazandım, gezdim… Aklınıza ne gelirse hepsini yaptım. Sadece Washington DC’de beyaz sarayın önünde 50 fotoğraf çektirdim:) bu arada bu güzellikleri bana yaşatan şirketime teşekkür ederim. Türkiye den gelen bir çok arkadaşım oldu orada ve çok sıkıntılar çektiler benim ve arkadaşlarımın hiçbir sıkıntısı olmadı. Başkan Obama’ya söz verdim önümüzdeki yıl tekrar gidiyorum:)
Burhan Kamiloğlu, Dumlupınar Üniversitesi, burhan_kamiloglu@hotmail.com
Unutulmaz bir yaz; farklı insanları, farklı kültürleri, farklı yaşamları tanımanın, hayalindeki mekanları filmlerden değil bizzat kendi gözünle görmenin daha ucuz ve eğlenceli başka bir yolu yok!!! Para kazanmak ve o parayı istediğin gibi harcamak kulağa hoş gelmiyor mu? Miami, New York, Las Vegas, Hollywood, Niagara Falls benim görebildiklerim daha fazlası sizin elinizde. Satın aldığınız yada kiraladığınız bir arabayla arkadaşlarınızla Amerika’yı gezmek!!! Denedim şiddetle tavsiye ederim.. İşte bu yüzden ikinci kere Amerika’dayım.. Bu güzellikleri yaşamama sebep olan ve her konuda yardımını esirgemeyen Armada Grandee ye teşekkürü borç bilirim..Enes Arıca, Ankara Üniversitesi, enesarica@gmail.com
Eğer bu metni okuyorsanız bu uyarı size arkadaşlar !!!Bu yazıları neden okuduğunuzu biliyorum, meraklısınız, ama her okuduğunuza inanır mısınız? Size her zaman denileni mi yaptınız bu zamana kadar? Son yıllarınız sınavlara çalışarak mı geçti? Başkalarından duyduğunuz iyi-kötü her şeyi unutun, bu SİZİN hikâyeniz.
Kendi doğru yanlışlarınız varken, hele Amerika Birleşik Devletleri sizi beklerken, neden hala vakit kaybediyorsunuz? Kendi hayatınızın direksiyonunun başına geçmenin zaman gelmedi mi?
Özgür hissetmek için Özgürlükler ülkesinden daha iyi nereye gidebilirsiniz ki?
Muzaffer Can Karadayı, Yıldız Teknik Üniversitesi, freeman347@hotmail.com
Work and America!!!
Bu güne kadar aile desteğiyle büyümüş bir gencin tek başına hayatla yüz yüze kaldığında neler yapabileceğini nasıl bir yaşam mücadelesi içine gireceğini görmek ve yaşamak geleceğe atılacak adımlar için büyük bir tecrübe sanırım… Özgürlüğü, heyecanı ve adrenalini bir arada yaşayabilmek ve bu kısa zaman içinde gezip eğlenebilmek ve en önemlisi yeni kültürleri yeni hayatları yeni bir dili tanıyabilmek yakaladığım ender fırsatlardan biriydi… Yarın böyle bir imkânım olur mu bilmem ama olursa hiç düşünmeden aynı maceranın içine tekrar girerim çünkü geçen zamanı yakalama fırsatımız yok! New York sokaklarında yıldızları gökdelenlerin arasında aramak, özgürlük heykeline karşı poz vermek,üç boyutlu Niagara Şelalesinin ortasında kalmak,dünyaca ünlü üniversiteleri görmek,farklı milletlerden arkadaşlar edinmek ve İngilizce öğrenmeden Türkçe öğretme çabası içine girmek:) üniversiteliler sizde bu programa katılın sizde biraz acı biraz tatlı özetle hayatın gerçek anını yaşayın
Mehmet Emin Karasaç, Dicle Üniversitesi, dj_yakamoz_021@hotmail.com
Selamlar…Ben Merve. ITU’de Endüstri Mühendisliği 2. sınıf öğrencisiyim. 2009 Summer Work and Travel macerasını Armada Grandee sponsorluğunda yaşadım. Ne olduğu kolay tarif edilmez ama biraz ipucu vermek gerekirse USA da Mc Donald’s da Amerikan disipliniyle kendi dilimin dışında bir dil ile çalışmayı öğrendim. Okyanuslar ötesinde ülkemde asla kazanamayacağım tecrübe ve dünya görüşünü kazandım. Facebook hesabım dünyanın her yerinden insanlarla doldu. Çok farklı kültürler tanıdım ve bunun yanında Amerika olgusunu yerinde ve iyisiyle kötüsüyle ama doğru tanıma fırsatını yakaladım. Bu program benim için keşke herkes yaşayabilse dediğim bir program ve benim bir avantajım vardı o da doğru şirketi seçmiş olmamdı. 1 Haziranda benimle uçağa binen her Türk öğrenci bir çuval hayal ile doldurmuştu valizlerini fakat 11 Eylül’de geri dönmek için uçağa bindiğimde öğrencilerin görmezlikten gelinemez bir kısmının hayal kırıklığı yüzlerinden okunuyordu. Yanlış verilmiş adresler, işten kovulanlar, bir işi bile olmadan yollananlar kısacası merdiven altı firmalarda soyulup kandırılanlar… Eğer bu yazıyı okuyorsanız doğru yerdesiniz ve ABD ye gideceğiniz için çok şanslısınız. Bana ne kattı dersek eğer, gelişmiş bir dil, açılmış bir ufuk ve hayat tecrübesi. Ne katmadığına bakarsak dolandırılmak, hava limanlarında beklemede biletlerle ortada kalmak, yanlış bir danışmanın gazabına uğramak… Ülkemden binlerce kilometre ötede 19 yaşımda bir hikaye yaşadım ve paylaşacak çok şeyim var. Siz de üniversite yıllarınıza bir kocaman hatıra sığdırın kendinize herkesten başka bir boyut katin. İyi eğlenceler iyi şanslar…
Merve Artukarslan, İstanbul Teknik Üniversitesi, martukarslan@hotmail.com
Merhaba arkadaşlar. Ben de sizler gibi karar aşamasında tereddütleri olan ama şimdi Amerika’da koca bir yaz geçirmenin ne kadar da güzel bir tecrübe olduğunun farkına varan ve tabi ki Armada Grandee’yi seçen yüzlerce Work and Travel öğrencisinden biriyim. Şuna garanti veriyorum; hayatınızda acı tatlı ama kesinlikle yaşanması gereken bir yığın anıyı başka bir yaz tatiline sığdıramazsınız. Çocukluğumdan beri hayalini kurduğum şehirleri gezmek bir tarafa tanıştığım insanlar, kendi paramı kendim kazanıp hem bunun kıymetini bilerek hem de Amerika’nın bir alış veriş cenneti olmasından da sonuna kadar faydalanarak yaptığım alışverişler neden doğru bir karar verdiğimi sonuna kadar destekler nitelikte. Elbette herkesin başına gelebilecek ufak tefek sorunlarla karşılaşmak kaçınılmaz ama inanın bunlar Türkiye de karşılaşılan sorunlardan fazlası değil.. Unutmadan söylemem gerekir ki bu programın beklide en faydalı taraflarından biri de İngilizcenizi ilk defa bu kadar aktif olarak kullanabileceğiniz bir ortamın içinde bulunmanız. Bir yandan neyin nasıl söylendiğini birinci ağızdan; Amerikalılardan duyarken bir yandan da dünyanın dört bir yanından gelen insanlarla pratik yapma ve yeni kültürler tanıma fırsatı buluyorsunuz. İşin güzel tarafı ise ilk günlerde bunca yıldır öğrenmenize rağmen ilk defa duyuyormuşsunuz hissi uyandıran İngilizce konuşmaları gün geçtikçe daha rahat anlamanız ve sizin de bir o kadar kendinizi geliştirmeniz. Son olarak bahanelerinize ufak cevaplar: Tek misiniz? Ben de tek yola çıktım. Pahalı mı? Böylesine bir Amerika tecrübesi hiç bu kadar ucuz olmamıştı. Peki ya iş? Neyi severek isteyerek yapacağınıza karar verin yeter (mesela benim için eğlence parkı). Ev işi ne olacak? En son düşüneceğiniz en rahat şey. Vize? Ortalamanız tutsun yeter. Uzun lafın kısası düşünerek fazla vakit kaybetmeyin, şimdi değil de ne zaman? Mehmet Akif Nalbant, Yıldız Teknik Üniversitesi, akifnalbant@hotmail.com
Eveeetttt ve döndük geriye…Uzun bir aradan sonra Türkiye’de olmak güzel.. Bu yıl Cedar Point’te Food Host olarak çalıştım. İşi seçmemde öncelikle firma tavsiyesi sonra ise kendi araştırmalarım etkili oldu. 3 ay boyunca çok eğlendim, çok fazla yer gezdim… Niagara Falls, Pennsylvania,Cleveland,Ohio,Detroit veeee New York…Cedar Point benim için doğru bir tercihti. Tüm aletler çalışanlara ücretsizdi hepsini defalarca sıkılmadan denedim. Bir kere denedikten sonra ”yawww bu benim hayatımda olması gereken bir duyguymuş” diyorsunuz
Para konusunda hiç sıkıntı çekmedim. Yaptığım masraftan 2000$ daha fazla kazanıp geri döndüm. Ama gelin görün ki Türkiye’ye indiğimde cebimde sadece 140$ para kalmıştı
En güzel ve en kötü anım ise işten ayrıldığım gece arkadaşlar benim için parti yapmışlardı… Çok güzel bir şey bu… Ama ayrılık vakti geldiğinde sımsıkı sarılıp öyle bir ağlamışız ki inanın hayatımın en kötü anlarından biriydi… ama ”Kardeşlerimle’’sözleştik seneye Cedar Point’te daha iyi bir şekilde tekrar buluşacağız…
Halil İbrahim Kökdil, Celal Bayar Üniversitesi, storm_hik@hotmail.com
Merhaba Arkadaşlar,
Bu programa başvurduğumda sadece bir başvurudan ibaret kalacağını düşündüm. Hayal kurmamaya, ümitlenmemeye çalıştım. Hayallerimin gerçekleşmemesinden korkuyordum çünkü. Dünyanın sanki öbür ucuydu Amerika benim için. Gidilmez diyarlardı, zordu, ulaşılmazdı. Taki uçağa binene kadar… İşte o zaman dedim o kadar da zor değilmiş. Evet dileklerimi gerçekleştiriyorum ve Amerika ya gidiyorum… Biliyor musunuz hayatımın en güzel duygularını, en güzel anlarını Amerika da geçirdim diyebilirim. Evet, yeri geldi zorluklar yaşadım. Ama yeni arkadaşlıkların, yeni kültürlerin ve hayatta bir daha elde edilmesi zor olan tecrübelerin yerini hiç bir şey tutamazdı. Özellikle, Türkiye hakkında hiç bir bilgisi olmayan farklı kültürden insanlara bir şeyler anlatmak kendi kültürünü gururla tanıtmak. En güzeli de buydu sahi.. Şimdi bakıyorum da koskoca üç ay nasıl geçti anlamıyorum. Su gibi akım geçti zaman.
Ve seneye yine gitmeyi, arkadaşlarımı görmeyi, yarım kalan isteklerimi, dileklerimi gerçekleştirmek istiyorum. Orada bekleyen arkadaşlarım var artık ![]()
Biliyorum arkadaşlar belli sıkıntılarınız var. Para, cesaret, güven, korku. Ve emin olun bunların hepsinin çözümü var. Korku, cesaret ve güven sizin elinizde para konusunda ise verdiğiniz paranın kat katını kazanabiliyorsunuz bir o kadar da satın alıyorsunuz. Ki zaten Work and Travel Amerika gibi bir hayalin gerçekleşmesinin en kolay ve en az masraflı yolu bence.
Herkese tavsiye ediyorum. Böyle bir macera böyle bir tecrübe başka yerde yaşanmaz. Work and Travel anlatmakla yaşanmaz. Şans demeyin. Kendi şansınızı kendiniz keşfedin. Ve Armada Grandee’yle farkı görün:)
Nazlı Dündar, Uludağ Üniversitesi
Work and Travel… Aslında görünüşte basit iki kelime, hadi üç olsun… Ama gerçekte 20 yaşındaki bir gencin yaşayabileceği en önemli ve en müthiş deneyimlerden biri, hatta biri değil zaten yaşanabilecek en büyük deneyim bence.. Öncelikle ailenizden, arkadaşlarınızdan, dilinizden kısacası tüm hayatınızdan uzaktasınız ve dünyanın en büyük ülkesine, annenizin deyimiyle dünyanın öteki ucuna Amerika’ya tek başınıza gidiyorsunuz. Emin olun başınıza çok ilginç şeyler gelecek.. Mesela Fransa’da yaptığınız aktarmada uçağı kaçıracaksınız ve bir gece
havaalanında konaklayacaksınız. Ya da bavulunuz bi yerlerde kaybolacak.. Ama sonunda Amerika’ya ayak basmayı başaracaksınız ve asıl maceralar başlayacak.. İş yerinizde çok renkli yüzler olacak, mesela Sırplar, Bulgarlar, Ruslar hatta Tayvanlılar belki.. İngilizcenin aslında öğrendiğiniz kalıplar olmadığını yaşarak göreceksiniz.. Ve tabii amacınız olduğu üzere gelişecek İngilizceniz.. Bazen parasız kalacak, bazen de yemeklerini yiyemediğiniz için aç kalacaksınız:) Bi yerde baklava bulup Tayvanlılara baklava yedireceksiniz.. Belki bıkacaksınız bir süre sonra çalışmaktan ama son gün geldiğinde yine de gözleriniz dolacak, ayrılmak çok zor gelecek işyerinizden, arkadaşlarınızdan… En büyük güzelliği kendi paranızı kazanacaksınız, hem de dolar cinsinden
Amerika macerası aslında anlatmakla bitmez bir serüvendi benim için. İnsanlar böyle fırsatlara çok nadir ulaşır. Düşünsenize dünyanın öbür ucuna gideceksiniz, üç ay gibi bir süre orada yaşayacaksınız. Amerika’ya gitmeden önce küresel kriz oldu, domuz gribi çıktı,… ve sonunda gideceğim gün aynı uçak firmasının bir uçağını okyanus yuttu. Yinede vazgeçmedim ve iyiki de gitmişim. İlk defa yurt dışına çıktım, farklı ülke, insanlar ve standartlar gördüm. İlk defa çalıştım, hayatı öğrendim… İngilizce pratiğimi yaptım, gezdim ve oraya giderken harcadığım parayı çıkarıp döndüm. Dünyanın Türkiye’den ibaret olmadığının farkına varmak bile paha biçilmez bir değerdir bence. Biraz imkânı olan ve biraz da risk alabilen arkadaşlarımın kesinlikle bu fırsatı değerlendirmesi gerekir. Bu serüvenin gerçekleşmesinde son derece önemli etkisi olan Armada Grandee ekibi ile sizinde bu serüveni yaşamanızı tavsiye ederim…”"İbrahim Halil Kutlar, Sakarya Üniversitesi, ibrahim_kutlar@hotmail.com
Rüya Mıydı Yoksa Gerçek Mi? Biri Bana Hatırlatsın….Evet, birilerinin bana yaşamış olduklarımı hatırlatmasını istedim. Çünkü hala etkisinden kurtulmuş değilim. Nedenine gelince; kolay değil rüyalarımıza bile girmeyen hatta adı dilimizden düşmeyen fakat oranın nasıl bir şey olduğunu sadece resimlerde görebildiğimiz yere, Amerika’ya gitmek. Kolay değil bunu bu kadar basit anlatmak ama hayatım boyunca yapabileceğim en büyük çılgınlığı yapmış olduğumu düşünüyorum ve bunu gençliğimde yani öğrenciyken yerine getirmek inanın bambaşka bir duygu… Amerika’ya giderken (baksanıza Amerika yazarken bile insanin bir havası oluyor:)) İlk yurtdışı deneyimimi ve pek iyi olmayan İngilizcemi geliştirme fırsatını Amerika gibi bir ülkede gerçekleştireceğim için kendimi çok şanslı hissetmiştim ki bunu Türkiye’ye gelip orada yaşadıklarımı anlattığım zaman yerimde olmak isteyen birçok arkadaşımı gördüğümde ne kadar da doğru bir şey yapmış olduğumu fark ettim. Diyeceksiniz ki değdi mi peki? İnanın ben yapmış olduğum masrafların çok üstünde kazandım. Hayatı, çalışmayı öğrendim, İngilizce pratiğimi gerçekleştirdim ve en önemlisi de gezdim. Oraların keyfini bir daha yaşayamayacakmışım gibi çıkarmaya çalıştım. Farklı milletlerden arkadaşlar edindim. Araba kiralayıp New York, Boston, New Jersey ve vb birçok yeri gezme görme fırsatı buldum. Uzun lafın kısası hayatınızda kaç kere böyle fırsatlar elinize geçebilir ki? Eğer ki birazcık risk alabiliyorsanız hayatta, bu eşi bulunmaz bir fırsattır( gerçi firmanızın sağlamlığıyla da alakalı bu durum).Kısacası, kesinlikle imkânı olan arkadaşlarımın gezip görmesini tavsiye ediyorum. Şahsen bir kez daha gitmeyi düşünüyorum. Samimiyetle söylüyorum ki, hala oralar bir rüya gibi geliyor bana ama farkı bu sefer oraları gerçekten gezip gördüğüm için rüya olmadığına kendimi inandırabiliyorum.
Bedir Aymak, Sakarya Üniversitesi
Bu programa katılıp katılamama aşamasında en fazla tereddüt yaşayanların arasında oldugumu söyleyebilirim…her gün birden fazla şirketle görüşmek araştırmak ve daha neler neler derken armade grande de karar kıldık…Kuzenimle beraber atıldığımız Amerika maceramız armadagrande sayesinde çok güzel geçtii…Uçağa binene kadar gideceğimize inanmıyorduk taki o an gelene kadar::::)))New yorka indiğimizde şirketimizin Amerikadaki ilk farkını yaşamıştık çünkü uçaktan indiğimizde bizi çalışacağıımız yere götüreck adam elinde bizim isimlerimizle bizi bekliyordu ve o gün hiç bir sıkıntı çekmeden gideceğimiz yere ulaştık::))Ve biz Amerikadaydık…İstediğin herşeyi özgürce söyleyebildiğin, düşünebildiğin,dinleyebildiğin,yapabildiğin bir yerdi Amerika…Eğlencenin yanı sıra iş disiplininin aslını orda öğrendm…Atlantıc okyonusunda yüzmek, new yorkta gezmek,eyaletleri tek tek gezmek,farklı kültürleri tanımak,deli gibi alışveriş yapmak ve daha neler neler…)))):))).ben 4. sınıfa geçmiş bir öğrenci olarak keşke 1. sınıfta gtsydm dıyorum şimdi sizde bnm gbi geç kalmayın ve bu farkı biranönce yaşayarak öğrenin…Şuan orda yaşadıklarımı buraya sığdırmam imkansız sizde düşünerek fazla vakit kaybetmeden bu zevki tadın ve bir Amerika hikayenizi oluşturun:::))))Armade grandeye teşekkürlerimi bir borç biliyorum ve sizlere bol şans diliyorum::))))
Ozan Kahraman, Harran Üniversitesi, ozan_idea@hotmail.com
Aklınıza ne geliyorsa yapabileceğiniz bir yer düşünün… İnsanların bu kadar özgür bu kadar geniş olduğu başka bir yer var mı bilmiyorum ama Amerika’da insan dünyanın gerçek zevklerini tadıyor. En başlarda ne kadar acı gelse de çok değil 2 hafta sonra artık gülmeye başlıyorsunuz, hayatın tatlarını farklı renklerini yaşıyorsunuz. En başta güzel yaşayacak kadar, gezecek ve eğlenecek kadar para kazanıyorsunuz. Kendi paranızla istediğiniz her şeyi yapabilmenin tadına varıyorsunuz. Birçok ülkeden çok samimi çok güzel arkadaşlıklar kuruyorsunuz. Her zaman Armada Grandee’nin kapak resmini görüp buraya gidecem derdim ve gittim. Manhattan Times Square. Bunun dışında New Jersey, Florida, Philadelphia, Ocean City, Virginia Beach… Belki de dünyanın en güzel yerlerine ve en güzeli ne biliyor musun ben bu yerlere otobüs ile değil Amerika’da edindiğim bir arkadaşın BMW 5.30 ile gittim. Sakın kasmayın emin olun İngilizcem iyi değildi ama şimdi arkadaşım sayesinde çok rahat konuşabiliyorum. Ve gerçekten şunu belirteyim Amerika insanları çok sıcakkanlı, çok çabuk adapte olabileceksiniz ve orada edineceğiniz arkadaşlarla (emin olun çok kolay bir şey) Amerika’nın tadına varıyorsunuz. Ayrıca Türkiye’ye dönerken arkamda birçok ağlayan insan bıraktım aynı zamanda bende çok zor geldim, insan gerçekten öyle tatları tattıktan sora bırakmakta çok zorlanıyor. Son olarak hayatınızda belki de bir daha hiç yaşayamayacağınız bir 3 ay yaşamak istiyorsanız hiç düşünmeyin ve gidin. Benim için her zaman hatırlayacağım ve biliyorum bir daha böyle güzel olamayacak bir 3 ay geçirdim şimdi o günleri özlemekteyim ve bıraktığım çok samimi arkadaşlıkları…
Samet Kurt, Yıldız Teknik Üniversitesi, nirvana_fun@hotmail.com
Herkesin hayalidir Amerika’yı görebilmek… Ben Armada Grandee ile fazlasını gördüm. Amerika’yı görmek bir yana dursun Amerika’da yaşadım… Türkiye’den uçağa bindiğim ilk anda kaygılarım başladı beni inince kim alacak? Nereye götürecek? Aileme nasıl ulaşacağım? vs.. Fakat oraya gidince bir kere daha anladım ki Armada Grandee farklıymış. İndiğim yerde beni çalışacağım yerin yetkilileri karşıladı, karşılamakla kalmadı uçağın kaybettiği valizlerimi bulma konusunda yardımcı oldular ve kalacağım yere götürdüler. Kalacağım yeri kafamda bir yurt gibi hayal ettim fakat gittiğimde gördüm ki bir apartman dairesiydi üstelik apartmanda yaşayan herkes farklı ülkelerdendi. Bu ilk hedefim olan İngilizce geliştirme konusunda bana çok ciddi kazanımlar sağladı. Orada geçen her günümde ne kadar doğru bir şey yaptığımı anladım.
Sen! Work and Travel macerası adayı, tereddüt ve önyargılarını ortadan kaldır hayatının bu en büyük macerasına merhaba de!
İlker Balkış, Selçuk Üniversitesi, sea_fire22@hotmail.comBu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Benim için “Hadi ya Amerika’ya mı gidiyorsun?” sorusunun yerini; “Ooo! Gittin geldin ha!” sözüne bıraktığı günler bu günler. Herkesin farklı ve kendine göre geçerli bir sebebi, bunların yanında endişeleri, korkuları aynı zamanda cevapsız soruları elbette ki var veya olacak. Gitmeden önce veya bu fikri aklınıza koymadan önce ebetteki çok titiz ve tedbirkar davranacaksınız. Seçeceğiniz şirketiniz size bu konuda en büyük yardımcı ve rehber olacaktır. Hayatı daha iyi kavrayabilmek ve yaşadığınızı zannettiğiniz heyecanları unutmamak için seçebileceğiniz harika bir program. Olmadığını sandığınız ön yargılarınızı kırmak, İngilizcenize İngilizce katmak:) olanı geliştirmek, bazen ceketim ve ben demeyi bilebilmek. Sadece Amerikalı değil tüm dünya insanlarıyla tanışmak bu programla mümkün. Her şeyden önce bu programa katılmış biri olarak öncü tavsiyem ABD ye gidiş amacınızı yani bu programa katılma amacınızı iyi belirlemenizdir. Para kazanmak, İngilizcenizi geliştirmek, bolca seyahat etmek, kültür ve insanları yakından tanıyabilmek ancak kaliteli bir şirket seçimi, tecrübelerle ve yakından ilgilenmekle mümkün olabilir. Herhangi bir şirket çalışanı değilim sorularınıza ve endişelerinize cevap bulabilmek sizlere yardımcı olmak isterim. Umarım benim gibi keyifli vakit geçirirsiniz… Küçük bir paylaşım: İlk iftarımızı Türk yemekleriyle ve ramazanı bilmeyen yabancı arkadaşlarla açmak istedik. Mercimek çorbası, Kuru fasulye, pilav, yoğurtla tanıştırdığımız insanlardan ramazan, iftar, Türk kültürü ve misafirperverliği hakkında çok güzel olumlu sonuçlar aldık. Resimdeki gülümsemelerden de anlaşılacağı gibi…Ebubekir Mollaahmetoğlu, İstanbul Üniversitesi, ebmao86@gmail.com
Ben çoğu kişinin aksine programa tek başıma katildim. Amacımda çok para kazanmak değil Amerika’yı görmek, güzel vakit geçirmek ve tabii ki dilimi geliştirmekti. California eyaletinde meşhur Silicon Valley’de iyisiyle kötüsüyle yaklaşık 4 ay geçirdim. Bu zaman içersinde birçok tecrübe kazandım, bir çok farklı insan tanıdım ve hayalini kurduğum birçok yeri gördüm.(San Francisco, Los Angeles, San Diego, Las Vegas, Grand Canyon) Hatta yaklaşık 10 yıldır görmediğim kuzenimi bile gördüm Ozan Koç, Yeditepe Üniversitesi, ozankoc_130@hotmail.com
Amerika’ya gitmeye karar verdiğim gün içimde hem korku hem de heyecan vardı. Anlatılanları duydukça gitmekistiyordum ama tek olduğum içinde içimde korku vardı. Ama kararlıydım tek de olsam Amerika’ya gidecek gezecek ve
dilimi geliştirecektim. Amerika’daki Kazandığım tecrübeler edindiğim dostluklar kazandığım parayla birlikte korkularım geçti
ilk baslarda zorlansam da orda edindiğim dostlarımla eğlenceli hale geldi. Amerika gerçekten ayrı bir dünya bu dünyayı keşfetmek Armada Grandee ile çok kolay. Bir dahaki seneye 6 arkadaşlarımla birlikte gitmeye karar verdim benim herkese tavsiyem elinizde böyle bir fırsat varken gidin gezin ve kendi paranızı kazanın…
Adil Hakan Özsoylu, Lefke Avrupa Üniversitesi, hakan_ozsoylu@hotmail.com
Amerika benim için bambaşka bir güzellikti, bir anda karar verdim ve birkaç haftada işleri hallederek, pasaportumu vizemi ve uçak biletimi aldım. Kesinlikle İngilizce konuşabilir miyim, alışabilir miyim diye düşünmedim çünkü kendime güveniyordum. Amerika’ya tek başıma gittim ve tüm işlerimi tek başıma hallettim. İlk haftalar Amerikalıların konuşmalarını anlamada güçlük çeksem de daha sonra oturup uzun uzun muhabbetler etmeye başladık. 3 aylık Amerika seyahatimden çıkardığım en büyük sonuç ise; Amerika özgürlükler ve imkanlar ülkesi. Hayatımda hiç yaşamadığım şeyleri yaşadım Amerika’da. Golf oynamak, Safari yapmak, kocaman roller coasterlarda çığlık atmak bunlardan bazıları…İngilizce İşletme öğrencisi olarak şuanda gördüğüm derslerimde çok büyük faydasını görüyorum WAT’a katılmamın. Amerika’da kendi başıma yaşadım, araba aldım, istediğim telefonu, kamerayı aldım, gönlümce gezdim. Benim için bambaşka bir deneyimdi.Ayrıca Armada Grandee’ye çok teşekkür ediyorum, Amerika’da bizi yalnız bırakmadığı için ve problemlerimize çözüm sunduğu için. En basit örneği ise Çalıştığım yerden farklı nedenlerden dolayı son 2 haftalık paramı alamadım ve Türkiye’ye döndüm. Bu parayı alamayacağımı düşünüyordum ki Armada Grandee girdi devreye ve paramı alarak bana teslim etti.
Talha Akif Gürbüz, Çukurova Üniversitesi, talhaakif@hotmail.com
Her güzel şeyin bir sonu olduğunu biliyoruz değil mi arkadaşlar? Önemli olan bu kısıtlı zamanları fırsatını bulduğumuz takdirde en iyi şekilde değerlendirebilmek. İşte Work and Travel bir üniversite öğrencisi bu fırsatlardan biri. Birçoğumuzun Amerika’yı görmeyi çok istediğini biliyorum. Ancak emin olun bu programla Amerika’yı görmekten daha önemli kazanımlar elde edeceksiniz. Hepimiz bir süre okullarımızdan mezun olup öğrencilik yıllarımızda hep duyduğumuz hayata atılmak dedikleri şey neymiş göreceğiz. İşte bu gerçeklikten önce Amerika’da yaşayacağınız WORK tecrübesiyle kendi kazandığını parayla aileniz çok uzaklarda bir yerlerde yaşamaya çalışmanın tarif edilemez gururunu hissedeceksiniz. Üstüne üstlük bu tecrübeyi dünya çeşitli ülkelerinden gelmiş üniversite öğrencileriyle paylaşmak sizlere yeni bir aile kazandıracak. Yaşayabileceğiniz muhtemel zorluklara tamamen kendi kararlarınızla çözüm bulmanın keyfi bambaşka. Bir de tatilinizin sonlarına doğru biriktirdiğiniz paralarla herkesin yaşayamayacağı bir TRAVEL sizleri bekliyor olacak. İstediğiniz yöne doğru kiraladığınız Minivan ve yeni dostlarınızla yollara düştüğünüz zaman sizden büyüğü olmayacak. Memleketinize döndüğünüz zaman hayata daha farklı bakıyor olacaksınız. Gerçek bir birey olmak için uğraşacak ve daha çok çalışacaksınız. Bir iktisatçı adayı olarak sizlere Stuart Mill’in “Deha, ancak özgürlükler atmosferinde soluk alabilir.” sözünü hatırlatmak isterim.Hami Engin Çöpoğlu, Marmara Üniversitesi, enginay87@hotmail.com
AYIN HİKAYESİ: EN İYİ WORK AND TRAVEL UYARLAMASI
Merhabalar…
Benim adım Newyork JFK. Yani muhtemelen bu yaz Work and Travel ile ineceginiz meshuuur havalimani! Size once kendimden mi bahsetmeliyim yoksa burda size neler olacagindan mi bilmiyorum.Yaklasik 66 yasindayim ben Turk ogrencileri kadar eglenceli bir ekip gormedim yahu!Hepsi bir heyecanla kucagima duserler!O Gate senin bu Gate benim saga sola kosan,etrafta’Hooop,abi senin kapi degismis gel yaa gel’diye bagiran,birbirleriyle,kendi dillerini duyduklardinda-aa sizde mi burdasiniz-diye muhabbete 10 saniyede baslayan,birbirine hemen yemek ismarlayan,telefon numaralari veren,birbirinin ucusunu kendi ucusu gibi takip eden birileri varsa kendi kendime derim-Geldi yaz aylari,gelmeye basladi heyecanli Turk cocuklari…-Valla ne yalan soyleyeyim seviyorum sizi ben!Biliyorum rotarlardan bana kiziyorsunuz hem de cok ama burada havalar boyle bir acayip…Biliyorum burdan donerken gozleriniz dolacak bana soyle son birkez bakip –Yine gelecegim- diyeceksiniz ben de kapilarimi tekrar tekrar size acacagim…Bakin simdi ne cocuklar var aradilar Armada Grandee’yi buldular.Buraya pasa gibi geldiler,pasa gibi donduler.Iste su cocuklar vardi ya yine gelecegim diyen,yollari once Armada Grandee’den gecti.Benim bildigim bir Elif var.Kiz geldi gitti kac kere.Hayallerini bir ucaga bindirdi,sonra da buraya indi!Bana 5 kez dondu ve dedi ki-Seviyorum seni JFK- Boyle cocuklari gormek istiyorum ben!Hadi hayallerinizi ertelemeyin,bu tecrubeyi edinin,ben sayenizde Turkce ogrendim,sizde sayemde Ingilizcenizi gelistirin,yepyeni arkadasliklar edinin.Ben Newyork JFK,iyiki varsiniz Turk Gencleri,buraya gelen en mutlu heyecanli ekipsiniz,LUTFEN boyle de donunuz,e zaten bunu okuduysaniz baska sansiniz yok..
Elif ARTUKASLAN, Kocaeli Üniversitesi, WAT 2008 ve 2009 katılımcısı, Bana yazabilirsiniz: elif.betese@hotmail.com
